Psikolog İle Pedagog Arasındaki Farklar Nelerdir?

Ankara’da çoğu anne baba çocuklarında karşılaştıkları sorun için bir uzmana danışmak ister ancak psikolog ve pedagog arasındaki farklar bilinmediği zaman kime danışacakları konusunda sıkıntı yaşarlar. Bunun için size pedagog ve psikolog arasındaki farkları biraz anlatalım.

Psikolog Kimdir?

Psikologlar üniversitelerin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümlerinden mezun olan kişilerdir. Fiili olarak yaptıkları iş ise insan psikolojisini ve davranışlarını inceleyerek, normal olmayan davranışları sözlü şekilde tedavi etmektir. Psikologlar, psikolojinin her alanında bilgi sahibi olmakla beraber uzmanlaştıkları alanlarda uzman psikolog olarak faaliyet gösterirler. Mesela evlilik danışmanı diye bildiğimiz kişiler aslında ikili ilişkilerde uzman olan psikologlardır.

Pedagog Kimdir?

Pedagoglar daha önce pedagoji bölümünden mezun olan kişilerken, 1982 yılında yapılan değişiklikle bu bölüm kaldırıldı ve yerine psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü getirildi. Şimdiki pedagoglar bu bölümden mezun olmaktadır. Ancak bu bölümden mezun olan herkes pedagog değildir. Pedagog olmak için çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında yüksek lisans veya doktora eğitimi almak gerekir. Çünkü üniversitelerde psikolojinin her alanında eğitim verildiği için çocuk psikolojisine ilişkin verilen dersler az sayıda ve yetersiz kalır.

Pedagog kelime anlamı itibariyle “eğitim bilimci, eğitimci” anlamına gelir. Yani aslında pedagoglar çocuk eğitimi konusunda uzman olan kişilerdir. Çocukların öğrenme şekilleri ve süreleri hakkında bilgi ve deneyim sahibi olan kişiler tarafından çocuklara belli eğitimler verilmektedir.

Çocuk Psikologu Kimdir?

Çocuk psikologları da yine üniversitelerin psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümlerinden mezun olan kişilerdir. Ancak mezun olduktan sonraki eğitim ve çalışmalarını çocuk psikolojisi üzerine yoğunlaştıran ve bu alanda çalışmalar yapan kişilerdir.

Psikolog – Çocuk Psikoloğu – Pedagog

Temelde aldıkları eğitimin aynı olması sebebiyle bu üçü de aynı işi yapıyor gibi görünebilir ancak durum böyle değil. Bu kişiler üniversitelerin aynı bölümlerinden mezun olmuş olsalar da daha sonra aldıkları eğitimler ve çalışma alanları nedeniyle belirli bir alanda uzmanlaşan kişilerdir.

Psikolog, insan psikolojisinin her alanıyla ilgilen kişidir. Yani depresyondaki bir kadın, şizofren bir adam veya içine kapanık bir çocuk psikoloğa gidebilir. Ancak bu durum çocuk açıdan yetersiz tedavi olacaktır çünkü bu kişinin uzmanlık alanı çocuk psikolojisi değildir. Psikolog bu konuda temel eğitime sahiptir ancak bilgisi yetersiz kalabilir.

Çocuk psikoloğu ise temel eğitimin üzerine çocuk psikolojisi konusunda eğitim alan, yüksek lisans veya doktorasını bu alanda yapan kişidir. Çocuk psikoloğu sadece çocuk hastaları kabul edecektir. Mesela ergenlik sorunları yaşayan bir çocuk, dikkat dağınıklığı olan bir çocuk ya da çok sinirli olan bir çocuk bu psikoloğa başvurabilir.

Pedagog, psikologdan daha çok bir eğitimcidir. Temel eğitimin üzerine çocuk eğitime ilişkin eğitimler alan kişidir. Mesela tuvalet alışkanlığı edinemeyen çocuklar, yemek yemeyi reddeden çocuklar veya kardeşine zarar veren çocuklar psikoloğa değil pedagoga götürülmelidir. Pedagog tarafından bu çocuklara eğitimle verilir ve yanlış davranıştan vazgeçirilerek doğru davranışa yönlendirilir.

Bu ayrımların farkında olarak çocuğumuzun sorununu iyi gözlemleyin ki doğru insandan yardım alabilesiniz. Ayrıca çocuk gelişim uzmanları da kendisini pedagog olarak tanıyabilir buna kesinlikle aldanmayın. Çünkü bu kişiler psikoloji alanında hiç bir eğitim almayan kişilerdir ve bilgi haneleri çok çok kısıtlıdır.

Gece Çalışan Güneş Enerjisi Sistemi

Gece çalışan güneş enerjisi fikri yeni bir fikir olmasına karşın İspanya bu konuda dünyanın öncüsü olmayı başaran bir ülke… Son teknoloji yeniliklerini ilk uygulayan ülkelerin başında gelen İspanya’da gece çalışan Güneş enerjisi Sistemi kuruldu. Gemasolar Güneş Enerjisi Santrali iki kentin arasında çorak bir tarlaya kuruldu. Bu santralin diğer santrallerden bir farkı var. Gemasolar santrali hem gündüz hem de gece elektrik üretebiliyor. Pekiyi Gemasolar sistemi nasıl çalışıyor ve gece nasıl elektrik üretebiliyor?

Bu sorunun cevabı ise oldukça basit… Foto voltaik sistemler güneşin fotonlarına yani ışığına muhtaç. Ama İspanyadaki bu sistem farklı bir yöntemle çalışıyor. Güneşten gün boyu alınan ısı güneş enerjisi panellerinden belli bir noktaya odaklanıyor ve kulede bulunan mekanizma sayesinde tuzlu su 500 derece sıcaklıkta tutuluyor. Yüksek sıcaklık değerlerinde tuz eritiliyor ve bekletiliyor. Gün içinde elde edilen tüm enerji gece kullanılmak üzere çalıştırılıyor. Normal bir santrale göre yarı yarıya daha fazla enerji üreten Gemasolar sistem, bir yılda altı bini aşkın saat kesintisiz çalışıyor. Hem karbondioksit salınımı engellenmiş oluyor hem de bir yıl içinde 35 bin evin elektriği üretilmiş oluyor.

Karbondioksit salınımı çok zararlı

Küresel ısınmanın ozon tabakasının delinmesinin ana sorumlusu dünyanın taşıyabileceğinden daha fazla karbondioksit salınımı yapmak. Yaklaşık 260 milyon dolara mal olan santral 35 bin evin elektriğini kesintisiz sağlıyor. Bu nedenle yatırımcıların büyük ilgisini görüyor. İspanyada kullanılan bu sistem, Fotovoltaik sistemlere oranla çok daha verimli çalışıyor. Ekonomik krizin atlatılması ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması konusunda büyük bir devrim olan güneş enerjisinden elektrik üretimi İspanyol girişimcileri cezbediyor. İspanyol şirketlerin bu atağı ile İspanya konsantrasyonlu termoelektrik güneş enerji tesisleri inşaatları hızla ilerliyor. Dünya genelinde güneş potansiyelinden %100 oranında istifade edebilmek için teknoloji henüz yol bulmuş değil. Ama yine de araştırmalar umut verici. Sistemle elde edilen verim, fotovoltaik sistemle elde edilen verimden 600 kat daha güçlü.

Bunun nedeni devasa aynaların bir noktaya güneş ışınlarını odaklaması ve toplanan termik enerjinin depo edilerek gece üretim yapılabilmesi. Bu tesis 10 MW elektrik enerjisi üretiyor. Tesisin 50 MW enerji üretmesi için geliştirilmesi çalışmaları sürüyor. Odaklayıcı panel sayısının arttırılması ile ve ışığın odaklandığı dikdörtgen şeklindeki kulelerin arttırılması ile 100 MW kapasiteye kolayca ulaşılabilir.

Üstelik Fotovoltaik panellerin kapladığı alanlardan çok daha az alan kaplanarak devasa boyutlarda enerji elde edilebilir. Uzmanlar 3000 adet güneşin enerjisine eşdeğer güç depolandığını belirtiyorlar. Mühendislik harikası bu yapı, hem karbon salınımını ( yılda 30 bin ton) engelliyor hem de kesintisiz elektrik enerjisini çok uygun fiyatlarla sunabiliyor. Işık toplayıcılar, güneşin doğuşundan batışına kadar otomatik olarak hareket etmekte ve güneşten en yüksek verimi alabilmektedir. Kulenin yüksekliği 115 metredir.

Bu basit sistem suyun sıcaklığını en az 250 derecede tutarak yüksek bir buhar gücü potansiyeli oluşturuyor ve 360 derece dönme hareketi ile elektrik üretimi kolay hale gelebiliyor. İspanyada güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etme yöntemi 2000 yılında 20 MW iken 2006 yılında 120 MW seviyeye ulaştı.

Çok ilginçtir ki, Yarım verimle çalışan Foto voltaik sistemlerden çok daha kararlı çalışan termik sistemler daha az tercih ediliyor. Oysa hem az yer kaplama hem 2 kat fazla enerji üretme hem de çok daha az masraflı olma konusunda tercih edilmesi gereken termik sistemler hakkında girişimcilerin farkındalıklarının geliştirilmesi gerekli.

Seo ve Arama Motorlarının Önemi

Arama motorları ziyaretçi kitlesi ile site arasında aracılık yapar. Bütün arama motorlarına baktığınızda sadece anahtar kelime girebileceğiniz bir alanla karşılaşırsınız. Bu kadar basit ve sade bir tasarım arama motorları ve sahiplerine milyarlarca dolar günlük veya aylık para kazandırmaktadır. Eğer İstanbul’da herkes gireceği sitenin ismini tarayıcılara girseydi ve hiç arama motoru kullanmaya gerek duymasaydı arama motorlarının hiçbir işlevi olmayacaktı. İşte bu nedenle arama motorlarına bağımlı olmamak için insanlar kendi sitelerine kendi markalarına çok fazla değer vermekten geri kalmıyor ve istanbulseo firmaları ile ziyaretçilerin güvenini her bakımdan kazanmaya çalışmaktadırlar. Uzun bir süreçte Böyle sitelerin arama motorlarına hiçbir ihtiyacı kalmamaktadır…

Günümüzde arama motorlarını kullanmadan direkt olarak tarayıcıya site ismi yazılarak ziyaretçi toplayan Hatta günde milyonlarca ziyaretçi toplayan büyük isim yapmış siteler vardır. Böyle Siteler ziyaretçi kitlesiyle belli bir bağ kurmuşlar ve arama motorlarını aracı olmaktan çıkarmışlar. Ziyaretçiler bu siteleri sık kullanılanlar listesine eklemişlerdir ve arama motorlarına gerek kalmadan bu sitelere giriş yapmaktadırlar. Bu kadar büyük köklü geçmişi olan ve milyonlarca ziyaretçi akınına uğrayan sitelerin arama motorlarına hiçbir ihtiyacı yoktur. Bu siteler her biri ayrı birimlerle uğraşan büyük kuruluşlar olarak her gün onlarca Belki de yüzlerce içerikler girerler ve ziyaretçilerin aradığı bilgileri fazlasıyla verirler.

Örneğin istanbul merkezli ulusal gazetelerin ve televizyon kanallarının siteleri Bunlara örnek olarak verilebilir. Fakat geliri çok düşük olan hit almak isteyen yada ziyaretçi çekmek isteyen ve bu vesileyle para kazanmak isteyen internet siteleri arama motorlarına tamamen bağımlıdırlar. Arama motorlarının istanbul seo alanında ilk sıralarda olmak onların en büyük hedefidir. Böylece kendi kategorilerinde arama yapan ziyaretçilerini tamamen kendi sitelerine çekmek ve kendi sitelerinde tutmak ve en nihayetinde izleyicilere ya da yaretçilere reklamları tıklatmak Temel amaçlarıdır.

Sitenin kuruluş aşamasından itibaren belli bir kategori seçilerek o kategoriyi arayan ziyaretçi kitlelerini Hedef almak site sahiplerinin en akıllıca yapacakları girişimdir. Arama motorlarının size daha doğrusu ziyaretçi kitlelerine sunduğu hizmetin karşılığı milyarlarca dolar para olarak onlara geri dönmektedir.  Televizyon kanallarına reklam vermektense Google gibi bir firmanın daha geniş bir kitleye daha ucuz ve kalıcı bir şekilde ulaşacağını bilen dev firmalar internet reklamları ile satışlarını katlıyorlar.

Sitesini Geliştirmek İsteyenler İçin SEO Her Şeydir

Neticede arama motorları bu işi Hayır amaçlı olarak yapmıyorlar. Siteleri en iyiden en kötüye doğru sıralayarak ziyaretçilere aradıkları bilgiyi sunmaya çalışıyorlar reklam gelirlerinden kazandıkları milyarlarca dolardan site sahiplerine de bir miktar koklatıyorlar. İstanbul’da farklı kategorilere ayrılmış kendi alanında iddialı olan on binlerce internet sitesi her zaman yılmadan Seo alanında konumlarını korumak ve daha da yükseltmek için çalışıyorlar… Kendi kategorisinde Seo alanında ilk sırada olan bir site yeteri kadar kaliteli içeriklerle beslenmemeye başladığında ve Seo çalışmaları durdurulduğunda, hızla verilen bütün emeklerin boşa gittiği görülecektir çünkü arama motorları Bu sitenin içeriklerini yenilemediğini birkaç gün içinde fark edecek bir siteyi gerilere etmeye başlayacak. Bu nedenle Seo çalışmaları yapıldıktan sonra ve uzun emeklerin zamanın ardından üst sıralara çıktıktan sonra oturup kurulmak hiç çalışmamak çok kötü düşüşlere gelir kayıplarına neden olacaktır. İşte bu nedenle istanbul SEO firmaları sürekli Seo çalışmaları yaparak siteleri güncel tutmaya ve SEO alanında en üst sıralara taşımaya ve orda tutmaya çalışırlar.

Her şeyi Ben Yapayım

Hem özgün içerik girip hem site kodlayıp hem de reklamları yöneteyim diyen bir kişinin durumu; ava çıkarken 2 tavşanla karşılaşıp her ikisini birden tutmaya çalışan ve ikisini de kaçıran kişinin durumu gibidir. Bir insan bir işte çok iyi olabilir. Ama her işte mükemmel olmak hayaldir. Bu nedenle profesyonel seo çalışmaları yapan  Seo firmalarından destek almak, profesyonel makale yazarlarından seo uyumlu güncel içerikler satın almak sitenin sizlere para kazandırmasını devam ettirecektir.

Burun Estetiği Ameliyatı Nedir?

Burun Estetiği Ameliyatı

Burun estetiği  en çok yapılan ve günümüzde İzmir’de herkesin tercih ettiği bir estetik ameliyatı olmaya başladı. Bu ameliyatla şekil bozuklukları, belirli bir kaza sonrası travma nedeniyle burunda meydana hasarın düzeltilmesidir. Bu ameliyat yüz yapısının tam olarak gelişimini tamamlaması nedeniyle genel olarak 18 yaş sonrasında yapılmaktadır. Burun estetiği İzmir ile alakalı aklınıza gelen tüm soruların cevaplarını merak ettiklerinizi bu makalemizden öğrenebilirsiniz. Burun estetiği ameliyatında burnunuzda bulunan kıkırdak ve kemiklerin yapısı değiştirilir. Bu durum bazen kıkırdak ve kemikler eksiltilerek bazen de tamamlanarak gerçekleştirilir.

Dış görünümüne önem veren, yepyeni bir burunla yüz ifadesini yenilemek isteyenlerin tercih ettiği burun estetiği İzmir operasyonları gün geçtikçe daha da yaygınlaşmaktadır. Önceleri kadınların tercih ettiği ameliyat, estetik operasyonu olarak bilinse de günümüzde birçok erkekte bu estetiğe ilgi alaka göstermektedir. Bu ameliyatla tam istediğiniz gibi estetik bir burun meydana getirilir. Yapılan burun estetiğinin amacı, burnu şekil, büyüklük ve genel görünümüyle yüze uyumlu hale getirmektir. Uygulanan burun estetiği ameliyatıyla burun yapısı uzatılabilir, kısaltılabilir, küçültür ya da büyültülebilir. Burun delikleri küçültülebilir, kemer adı verilen burun üstündeki kemik yapı küçültülerek, burun yapısı daha oyuk bir hale getirilebilir, burun ucu sivriltilebilir ya da yuvarlak hale getirebilir. Kısaca burun estetiği ameliyatıyla burundaki kemikler ve kıkırdaklarla ilgili tüm değişimler yapılabilir

Burun estetiğinde amaçlanan temel olgular hem fonksiyonel solunum yani düzenli solunum yapabilme hem de yüz çehreniz ile uyumlu düzgün bir görünüme kavuşmaktır. Burun estetiği ameliyatı olmaya karar verdiyseniz tarafınıza burun estetiği İzmir tarafından aşağıda belirttiğimiz işlemler uygulanacaktır. Ameliyat öncesinde burnunuzun içi ve dışı, son teknoloji cihazların yardımı ile ayrıntılı olarak muayene edilir. Burnunuzun dışında yapılacak değişikler tarafınızla müzakere edilerek değerlendirilmektedir.

Yüzünüzün farklı açılardan fotoğrafları çekilir ve ameliyatı planlarken incelenir. Dijital kamera yardımıyla tarafınızdan alınan görüntüler üzerinde yapılacak çalışmalar neticesinde ameliyat sonrası görüntü hakkında fikir sahibi olursunuz. Yapılacak olan ameliyat genel anestezi ile birlikte tam donanımlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Ameliyat süresi yaklaşık olarak 3-5 saat sürmektedir. Konu hakkında daha açıklayıcı olmak gerekirse ameliyat öncesi ve sonrasına ilişkin notlara göz atmakta fayda vardır.

burun estetiği ameliyatı hizmeti

Ameliyat Öncesi:

Burun estetiğine karar vermiş ve hekiminizden gün aldıysanız 10 gün süre öncesinde sigara alışkanlığınızı bırakmanız gerekecektir. Yine hekiminizden aldığınız günden 10 gün önce aspirin kullanılmamalıdır. Çünkü aspirin estetik sonrası kanamaya neden olmaktadır. Kuruyemiş ve meyvelerde bulunan asitlerin aspirin etkisi yapması nedeniyle yaklaşık bir gün önce tüketime ara vermemiz gerekir. Ameliyattan yaklaşık 12 saat önce yeme ve içmeyi kesiniz. Bu durum sizin için faydalı olacaktır.

Ameliyat Sonrası:

Ameliyat sonrası şiddetli ağrılarınız olmayacaktır. Ancak yine ameliyat sonrası ağrı kesici almanız gerecektir. Burun estetiği İzmir tarafından bu ve benzeri tüm kontrolleriniz yapılacaktır. Ameliyat sonrası belirli bir süre ayağa kalkmamanız gerekir. Yaklaşık olarak 5-6 saat dinlenmeniz gerekmektedir.Üç boyunca burun deliklerinde oluşacak kabuklanmayı önlemek için günde en az 2-3 kere kulak temizleme çubuğunun pamuklu kısmını oksijenli suya batırarak burnun içi temizlenmelidir. Mideniz bulanabilir, nadiren kusma durumu yaşayabilirsiniz. Bu gibi durumlarda endişe etmenize hiç gerek yoktur.

Sıcak gıdaları mümkün mertebe bir süre tüketmemelisiniz. Yaklaşık olarak bir hafta süre ile gülme, ağlama, bağırma, esneme ve benzeri yüz mimik hareketlerinden sakının. 2 ay süre ile herhangi bir darbeye maruz kalmamanız gerekmektedir. Bu ameliyat sonrası kendinizde meydana gelen değişikliği göz görebilecek ve kendinizle barışık bir kişiliğe sahip olacaksınız. Ameliyat sonrası herhangi bir pişmanlığınızın olmayacağından emin olabilirsin. Çevrenizde bu estetik ameliyatını olan kişilerin memnuniyetini de araştırabilirsiniz. Burun estetiği ile daha estetik ve sağlıklı bir yüzünüz olacaktır.

Kulak Estetiği Ameliyatı

Kulak deformitesi genellikle genetik etkenlerden dolayı oluşmaktadır. Bu deformiteleri kepçe kulak estetiği uygulanarak giderilmektedir. Tıpta adı otoplasti olarak adlandırılan kepçe kulak ameliyatıyla kalıcı çözümler bulunmaktadır. Yüz çevresinin estetik olarak görünümünü tamamlayan kulakların bozuk olması halinde insalar farklı psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilmektedirler. İlerleyen dönemlerde saçlarla kapatılmaya çalışılsa bile, tam olarak yok edilemezler. Özellikle çocukların psikolojik olarak takıldıkları sorunlardan biridir. Çocukların 5-6 yaşından itibaren bu sorunu kulak estetik ameliyatı ile kalıcı olarak kapatılabilir. Psikolojik sorunlara neden olmadan kepçe kulak sorunu ortadan kalktığından estetik ameliyat olarak nitelendirilmemelidir.

Kepçe Kulak veya Bozukluklar Hangi Dönemde Başlamaktadır?

Kepçe kulak veya bozukluklar bebeğin anne karnında olduğu dönemde oluşmaktadır. Bundan dolayı doğumla birlikte kulakların kepçe olduğunu görülebilmektedir. Bebekte olan bu bozukluklar ilk 72 saat içinde müdahale sağlanırsa düzelebilir. Düzeltilebilme sebebi ise bebeğe doğumla beraber anneden geçen östrojen hormonudur. Bu süre de bebeklerin kulak kıkırdakları yumuşak bir kıvamda olmaktadırlar. Bu durumda özel teller ve bantlar ile kulakların kepçe kulak veya bozuklukları engellenebilir. Bunun uygulanmadığı takdirde bebeklerde kulak gelişiminin tamamlandığı 5-6 yaşına kadar bekleyerek kepçe kulak ameliyatı yapılmalıdır.

Kulak Ameliyatı En Erken Ne zaman Uygulanmaktadır?

Kulak ameliyatı bozuklukları toplumda en fazla rastlanan şekil bozukluğu olarak dikkat çekmektedir. Bu şekilde ki bozukluklar doğuştan gelmektedir. Kepçe kulak olmak ise genetik olduğunun göstergesidir. Kulaklardaki gelişimin tamamlanmasından kıkırdak dokularının şekillenmesi 5-6 yaşına kadar devam etmektedir.

kulak-estetigi

Bu dönemde kulakların görüntüsünden rahat olan çocuklar sosyal çevresi ile iletişimi koparabilmektedirler. Bu durumda çocuk rahatsız olmaya başlamadan önce estetik ameliyat yapılmalıdır. Okul dönemlerinde sosyal bir travma yaşamamaları için aile bireyleri bu durumu dikkate almalıdır. Ameliyatı kulak gelişimi tamamlamış kişiler yaptırabilir.

Kepçe Kulak Ameliyatın Kararı

Çocuklar ve yetişkinlerde olan kepçe kulak durumu için ameliyat karar alma da zorlanan kişiler, bu konuda deneyimli bir estetik cerrah ile görüşebilirler. Ameliyatın gerekliliği konusunda doktorunuz sizi aydınlatacak ve karar vermenizde de yardımcı olacaktır. Yapılan kontrollerde kulakların yapısı incelenecek, bunların nasıl düzeltileceği konusunda gereken bilgiler aktarılacak ve ameliyat planı ortaya çıkacaktır.

Kulak Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kulak arkasından fark edilmeyecek bir şekilde küçük bir kesi ile gerçekleştirilen kepçe kulak ameliyatı sayesinde kulaklarınızda kalıcı bir şekil olacaktır. Kulaktaki kıkırdak, ameliyat sırasında kullanılan kalıcı dikiş ile uygun açıya getirilerek şekil verilir. Bu ameliyat kulakta kalıcı bir düzelmeyi ortaya çıkarır. Ameliyatın en büyük önemi, kepçe olan kişilerin yeniden tekrarlama olasılığı olmamasıdır. Kepçe kulak operasyonu sırasında 10-12 yaş altında olan çocuklara genel anestezi yapılmaktadır. Daha büyükler de ise lokal anestezi ile yada sedasyon uygulaması yapılabilmektedir. Ameliyat her iki kulak için de yaklaşık bir saat içerisinde tamamlanmaktadır. Ameliyattan sonra kulakların baskılayıcı bandaj ile uygulaması yapılır. Genel anestezi uygulanmayan kişiler de dışındakiler aynı gün hastaneden taburcu olabilirler. Kulaklardaki bandajlar 5 gün süre geçmeden açılmaz. Bu süre de bandajlar doktor tarafından açılır ve tenisçi bandı tavsiye edilir. Görünür de bir iz kalmayan ve başarılı bir şekilde gerçekleşen bu ameliyatların ardında kişilerin kendilerine olan güveni daha fazla artmaktadır.

Kulak Ameliyatından Sonra Normal Yaşam

Kulak ameliyatı olan kişiler iş yaşamına ve sosyal hayatına dönüşlerinde farklı değişiklikler gözlenmektedir. Kadınlar saç bandını normalde saçlarına aksesuar olarak taktığından ameliyat sonrasında hemen yaşamlarına geri dönebilirler. Fakat erkeklerin bu şansı olmadığından dolayı normal yaşama dönüş sürecinde biraz zorluk çekebilir ve beklemeleri gerekebilir.

Kulak ameliyatı hakkında daha fazlası için http://estetiks.net/estetik-ameliyatlar/yuz-estetigi/kulak-estetigi/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Botoks Ne İşe Yarar?

Botoks Ne İşe Yarar?

İzmir’de gençleşmek ve estetik yaptırmak isteyenlerin ilk tercihlerinden birisi olan Botoks, belirli bakterilerin avlarını yakalamak için ürettikleri bir nörotoksin olan proteinin kısaltılmış adıdır, asıl adı latince haliyle botulinum toksindir. Söz konusu nörotoksin, avın üstüne geldiğinde onu uyuşturur ve böylece de bakteri onu kolayca yiyebilir, bu proteinin, küçük bakterilerde üretiliyor oluşu onları insan doğası için tehlikesiz hale getirirken üretimini de ucuz kılmaktadır. Botoks izmir kliniklerinde çok yaygın bir estetik operasyon olduğu için genç kalmak isteyen kadınların yaptırmak istediği bir işlemdir. Söz konusu nörotoksin belirli dozlarda, insan vücuduna zerk ettiğinde belirli kasları gevşeterek bize fayda sağlamaktadır, bunların başında ise yüz kasları ya da göz kasları gelmektedir. Şaşılığın ya da kırışıklığın tedavisinde son elli yıldır etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Botoks Kimlerde Uygulanabilir?

Yüz kaslarından doğan kırışıklıklara sahip olan İzmir’li insanlarda, göz kasılmaları ya da seyirmeleri, şaşılık sorunları ya da çeşitli nörolojik hastalıkları olan herkeste kullanılabilir, herhangi bir üst yaş sınırı ya da alt yaş sınırı mevcut değildir, botoks için çok geç ya da çok erken gibi bir durum söz konusu değildir, eğer kırışıklıklarınız güneş, rüzgar, kirli ortamlar ya da darbeler ile oluşmuş ise botoks izmir kliniklerinde uygulamanız size bir fayda sağlamayacaktır, aynı zamanda da özellikle kaş çevresi, göz altı, burun çevresindeki kırışıklıklarda tercih edilmektedir, hayati önem taşıyan, ağız çevresindeki kasların gevşemesi yaşamınızı zorlaştırabileceğinden herhangi bir şekilde tercih edilmemektedir. Aynı zamanda da botoks ter izlerinin kapatılması için koltuk altında dahi uygulanabilmektedir, bu tedaviler sonrasında özellikle botoks tedavisinin uygulandığı noktaları sıkmamaya ya da koltuk altı tedavisinde de gazlı materyaller, parfüm gibi kullanmamaya çalışmalısınız, böylece ilacın başka noktalara yayılması engellenmiş olunur.

Botoks Fiyatları Nedir?

Botoks fiyatları, günümüzde artan klinik imkanlar ve rekabet ile giderek ucuzlamaktadır. Botoks fiyatlarının ucuzlamasının bir diğer nedeni ise botoks kremidir, bu kremler sayesinde, botoks uygulamalarını gerçekleştiren doktorlar şikayetçilerini çekmek için daha farklı fiyat politikaları izlemektedir, günümüzde botoksu eğer yüzünüz için yaptırıyorsanız fiyatlar genellik ile dört yüz ile bin lira arasındadır, şikayetinizin ve arzularınızın derecesi, ilacın kalitesi, doktorunuzun kalitesine göre fiyatlar çeşitlilik gösterecektir, bu işlemi her dermotolojist, kulak burun boğaz uzmanları ya da estetik cerrahları gerçekleştirebilmektedir.

Botoks Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Çoğu operasyona göre en kolay, iyileşme süresinin yaşandığı tedavidir, operasyonun tamamı İzmir’de genellikle on beş dakika sürer ve herhangi bir ön tetkik gerektirmez, kan tahlillerinizin bu konuda bir önemi yoktur, sadece deri kalınlığı, deri türü, kırışıklık derinliği ve sıklığı ölçülür ve bir ilaç profili çıkartılır, işlem sonrası kalkarak evinize yürüyüp gidebilirsiniz, sadece botoks yapılan bölgeye, herhangi bir darbe yememeniz ilacın yayılmaması için önemlidir, çok sorulan sorulardan birisi de herhangi bir şişlik olup olmayacağıdır, botoks herhangi bir şişlik meydana getirmez, kaşıntı ya da gıdıklanma gibi etkilerle de karşılaşmazsınız.

Botoks Zehirli Midir?

Bu soruya teknik olarak her İzmir ilindeki her doktor evet demek zorundadır ancak bu ilacın zararlı olduğu anlamına gelmemektedir, botoks kaslarınızı kalıcı olarak da felç etmemektedir, sadece kası çalıştıracak olan sinyalleri kesmektedir ya da yavaşlatmaktadır, bu bir felç ya da zehirlenme durumu değildir. Bazı şikayetçiler, özellikle de botoks sonrası bölgenin hissizleştiğini söylemektedir, bu durum çok az rastlansa da birkaç gün sonunda derideki hisleriniz ve mimik kontrolleriniz tamamen geri gelir, ilacın bünyenizde kalıcılığının olmayışının avantajlarından birisi de  budur.

Botoks, günümüzde pek çok kişi tarafından düzenli olarak tercih edilen bir iğneyle gençleşme yöntemidir, çok basit birkaç çizginin kaybolmasıyla bile kendinizi hiç beklemediğiniz kadar çekici bulabilir ve özgüveninizi geri kazanabilirsiniz.

SEO Uzmanları Ne İş Yapar?

SEO Uzmanları

Günümüzde internetteki arama motorları sonuçlarında üst sıralarda yer almak, bir şirketin veya firmanın kaderini belirleyebilecek derecede büyük rol oynuyor. Gerek firmaların iş hacimlerini arttırması, gerek büyümeleri, gerekse de zor dönemleri atlatmalarında arama motorlarındaki üst sıraları onlara büyük destekler sağlıyor. Kurumsal Seo hizmetleri de firmalar için bu aşamada ön plana çıkıyor diyebiliriz. Peki Seo uzmanı dediğimiz kimse tam olarak ne iş yapıyor? Hangi yöntemleri kullanarak firmaların arama motorlarında üst sıralarda çıkmalarını sağlıyorlar?

SEO Uzmanı Kimdir?

Seo şirketi çalışanı, müşterisinin web sitesini inceleyen, bu siteye göre rakiplerin analizini yapan ve belirli anahtar kelimelerde arama motorlarında müşterisinin web sitesini yükseltmeye çalışan kişilerdir. Arama motoru optimizasyonu sürecini yürüten Seo, müşterisinin web sitesine yaptığı katkılarla ayrıca firmanın kurumsal kimliğine de destekte bulunur. Bu türde uzmanları işe alırken dilerseniz, bir Seo şirketi ile anlaşabilir veya serbest olarak çalışan bu uzmanı da tercih edebilirsiniz. Üstelik bu uzmanlardan doğrudan hizmet almanıza da gerek yoktur. Onları danışman olarak tercih etmeniz de mümkündür. Özellikle web üzerinde satışlarını gerçekleştirmeyi hedefleyen firmaların arama motorlarının yönlendirmesine yani Seo uzmanı olarak çalışan kişilerin servislerine ihtiyacı vardır diyebiliriz.

SEO Uzmanı Ne Yapar?

Bir şirketin web sitesi mükemmel bir tasarıma sahip olabilir, fakat eğer kullanıcılar bu siteyi arama motorları aracılığıyla bulamıyorlarsa, bu durumda site asıl potansiyelinin yüzde birine bile erişemiyor demektir. Bu da firmanın işlerinde negatif bir etkiye yol açar.

seo uzmanı kimdir

Seo firması çalışanı arama motoru optimizasyonu işlemlerine başlamadan önce ,bir şirketin web sitesini incelemeye başlar. Bu noktada hedef kitlenin kimler olduğunu belirlenmesi önemlidir diyebiliriz. Bu bağlamda uzman, siteye yönelen trafiği maksimuma çıkarabilmek adına ve sitenin arama motorları sonuçlarını yükseltmek adına çalışmalar yürütür. Bunu gerçekleştirebilmek için Seo firması çalışanı, belirli anahtar kelimeleri ve cümleleri, belirli HTML başlıklarını web sitesi içerisine yerleştirebileceği gibi, site içerisinde teknik sorunların düzeltilmesi işlemlerini de gerçekleştirebilir. Üstelik site içi linkleme işlemlerinin yapılmasını, site görünümlerinin denetlenmesini ve çeşitli pazarlama tekniklerinin sonuçlarının incelenmesi işlemlerini gerçekleştirir. Tüm bunlar Seo uzmanı olarak çalışan kişinin bir web sitesi için sağladığı hizmetler arasında yer almaktadır diyebiliriz.

Bir firmanın internet üzerinden sağladığı hizmetlerde en yüksek geri dönüşü sağlayabilmesi için, web sitesinin son SEO teknolojileri ve kriterleri ile uyumlu da olması gerekir. Web sitesinde tercih edilen tasarımlardan, dış linklerle anahtar kelimelerin siteye yönlendirmesine kadar daha pek çok işlemi de bu uzmanların bir firmanın sitesi için sağladığını söyleyebiliriz.

Bir arama motoru optimizasyonu uzmanının bilmesi gerekenler aşağıda listelenmiştir:

  • Pazarlama
  • İnsan psikolojisi
  • Sosyal medya mecraları
  • Web tasarım ve geliştirme
  • Web analizi
  • İş modelleri
  • Kültür
  • Viral pazarlama
  • İçerik
  • Ürün

gibi konularda bilgili olması gerekmektedir diyebiliriz.

Tüm bu alanlarda bilgi sahibi olan ve pratiği olan Seo uzmanı, firmalara en kaliteli hizmeti sağlayabilecek uzmanlardır. Günümüzde gerek yurtdışında, gerekse de ülkemizde bu alanda çok sayıda firma ve kişinin yer aldığını söyleyebiliriz. Seo hizmetinin çok kapsamlı bir hizmet olduğunu ve özellikle büyük siteler için bir ekip çalışmasının gerekli olduğunu da ekleyelim.

İç Mimarinin Mekanlara Kattıkları Nelerdir?

İç Mimari

Evlerimizin ve iş yerlerimizin tasarımlarının kalitesinin artması sayesinde, içerisinde bulunduğumuz çevreyi daha yaşanabilir ve çalışmaya daha uygun hale getirebiliriz. Tasarımı ile dikkat çeken mekanlarda oturmayı daha huzurlu ve daha çekici olarak buluruz. Ülkemizde çok sayıda iç mimarlık firması sayesinde bu bahsettiğimiz özelliklere sahip olmamız söz konusu. Ülkemizde özellikle örneğin İzmir iç mimar ofisleri gibi büyük şehirlerdeki ofislerin evlerimizde ve iş yerlerimizde yaptıkları tasarımların hayatlarımıza artı değerler kattığını söyleyebiliriz. Peki iç mimari tasarımların farkı nedir ve mekanlara yönelik katkıları ne şekilde gerçekleşir?

Mekanlarda İç Mimari Farkı

Konsept tasarımlara sahip çok sayıda mekanda bulunmuşsunuzdur. Kafeler, restoranlar veya halka açık alanlarda tasarımın kalitesinin sizi etkilediğine şahit çok kez şahit olmuşsunuzdur. Peki bir mekan içerisinde sizi bu kadar etkileyen fakat diğer yerlerde olmayan özellik nedir? Bu özellik genelde bir iç mimarın dokunuşunda gizlidir diyebiliriz. AVM’ler, havaalanları ve bunlara benzer toplu alanlarda ise tasarımları bir iç mimarlık takımı veya örneğin İzmir iç mimarlık firmaları ortak çalışma yürüterek gerçekleştirir. Bu tür mekanlar ve evler ile iş yerlerinde tasarımda detaylara ne kadar çok dikkat edilirse sonuçta elde edilen geri dönüş de bir o kadar fazla olmaktadır. İş yerlerinde çalışanların daha verimli ve daha huzurlu çalışmaları sağlanırken, kişilerin evlerinde daha mutlu olmaları sağlanarak daha az kavga etmeleri dahi başarılabilir. Sonuçta yaşadığımız ve nefes aldığımız yerlerdeki tasarımın kalitesi bizim kendimizi oralarda daha güvende, daha mutlu ve daha huzurlu hissetmemizi sağlar. İç mimaride uygulanan çok basit teknikler dahi insanlara bu özellikleri temin edebiliyor.

iç mimari tasarım örneği

Konsept Tasarımların Kattıkları

Konsept tasarımlar özellikle kafe, pub ve restoran gibi yerlerde yaygın şekilde tercih ediliyor. Gerek dış görünümleri gerekse de iç tasarımlarında insanlara sundukları ile kafelerin çok uzun yıllar tercih edilip edilmeyeceği dahi belirlenebiliyor. Örneğin başarılı İzmir iç mimar ofisleri tarafından tasarlanan kafe ve restoranlara gerek gençler gerekse de yetişkin kişiler daha fazla ilgi gösterebiliyorlar. Konsept tasarımlar sayesinde ise belirli profilden insanlara daha fazla hitap etmek söz konusu. Konsept tasarımlar seçebilecek çok sayıda tasarım türü mevcut. Günümüzde çok sayıda iç mimarlık ofisinin belirli türden tasarımları belirli mekanlarda ortak şekilde kullanabildiğini dahi görebiliyoruz.

Bu tipte tasarımlarda konsept ile uyumlu şekilde mekanın alanının da mutlaka verimli şekilde kullanılması gerekmekte. Aksi takdirde konsept tasarım oluştururken kalabalık bir görünüm verilmesi de söz konusu hale gelebiliyor. Ayrıca dekorlarda ve mekanda çalışan kişilerde de konsepte bağlı kalınması gerektiğini söyleyebiliriz. Örneğin dekorasyonunda orta çağ konseptine sahip bir restoranda çalışanların da mutlaka bu tarzda giyinmeleri gerekmekte. Aksi takdirde konuklarda tam bir konsept algısı oluşturmak mümkün hale gelemeyebilir. Bu da tekrar tercih edilme noktasında bir dezavantajdır diyebiliriz. İzmir’deki iç mimar ofisleri tarafından verilen hizmetler günümüzde eğer bir restoran veya kafe için sağlanıyorsa, maliyetli süreçler olabilmekte. Çok sayıda kişinin evinde veya bahçesinde de böylesi tasarımları uygulamayı tercih ettiğini görebiliyoruz. Başarılı bir iç mimarın sizin görüşlerinizi de dinlemesi gerektiğini ve sizin beğeninize yönelik de hareket etmesi gerektiğini unutmayın.

Google Zengin Cevaplar Nasıl Seçiliyor?

Google’ın yaptığınız aramalara Hızlı Cevap ile yanıt verebilmesi için ilk öncelikle arama yaptığınız konunun popüler olması gerekmektedir, eğer spesifik bir konuyu araştırıyorsanız, söz konusu konuda çok fazla tıklama ya da popüler anlamda rağbet gören bir içerik olmadığı için de karşınıza doğruca bir hızlı cevap çıkmayabilir çünkü Google her şeyden önce popülerliğe göre çalışan bir algoritmaya sahiptir. Eğer bir siteye çok fazla giriş yapılıyor ve sitedeki kalış süresi, tıklama sayısı fazla ise Google doğruca sitenin içeriğinin doğru ve kullanıcılar için de faydalı olduğunu varsaymaktadır, bütün bu sürecin sonunda da popüler olan doğrudur mantığı ile karşınıza bir Hızlı Cevap sunmaktadır. Tabii ki günlük yaşamamızdaki her cevap gibi, Google’ın size sunduğu cevap da doğru olmayabilir, gerçeği barındırmıyor olabilir ancak böyle bir durumda da kullanıcılar yani arayıcılar, yaptıkları aramanın karşılarına doğru sonuçlar çıkartmadığını anlayacak ve söz konusu sitenin popülerliğini de düşürecektir. Popülerliği düşen site ve içerik de haliyle karşınıza bir kez daha çıkmayacaktır.

Örneğin Google’a futbol nedir yazarsanız, karşınıza en popüler sitenin konu ile ilgili olan kısmından bir paragraf koyarak size genel bir fikir sunacaktır, eğer birisi için arama yapar ve kimdir derseniz de karşınızda o kişinin fotoğraflarını ve genel bir ifadesini koyarak, fikir edinmenizi sağlayacaktır.

Bir diğer nokta ise bazı durumlarda, eğer aradığınız konu çok popüler ise Google herhangi bir siteden içerik çekmeden, size doğrudan kendisi de cevap verebilmektedir, örneğin; Bill Gates kimdir gibi.